Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, medeniyetimizin köklerine inerek tarihi eserlerin korunmasının hayati önemine dikkat çekti. “Bizim bir Süleymaniye’miz, bir Sultan Ahmet’imiz varsa, bunlar hala yaşıyorsa gereken önemi vermeliyiz” diyen Erdoğan, 23 yıllık iktidarları döneminde yürütülen kültürel miras ve restorasyon çalışmalarının bir devlet politikası olduğunu vurguladı.
ANKARA – 12 Ocak 2026
“Mirasımız Yeni Nesillerle Zenginleşir”
Gündem başlıkları arasında yer alan ve medeniyet tasavvurumuzu ortaya koyan açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin sadece geçmişte kalan bir olgu olmadığını hatırlattı. Kadim tarihimizden süzülüp gelen değerlerin, ancak bugünün insanının ve yeni nesillerin katkılarıyla yaşayabileceğini belirten Erdoğan, süreklilik ilkesine vurgu yaptı.
Kültürün statik bir yapı olmadığını, aksine dinamik bir süreç olduğunu ifade eden Erdoğan, yürütülen kültürel miras ve restorasyon faaliyetlerinin sadece binaları onarmak değil, aynı zamanda toplumsal hafızayı diri tutmak anlamına geldiğini kaydetti.
Süleymaniye ve Sultan Ahmet Uyarısı
Konuşmasında İstanbul’un silüetini oluşturan ve İslam medeniyetinin zirve eserlerinden olan Süleymaniye ve Sultan Ahmet Camilerine özel bir parantez açan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserlerin korunmasındaki hassasiyeti şu sözlerle dile getirdi:
“Bizim bir Süleymaniye’miz, bir Sultan Ahmet’imiz varsa, bunlar hala yaşıyorsa ve bunlara eğer gereken önemi vermezsek kısa bir süre sonra buraların da maalesef yok olmaya yüz tuttuğunu görürüz.”
Bu ifadeler, tarihi yapıların sadece fiziksel birer taş yığını olmadığını, onlara gösterilen ilginin bir milletin varoluş refleksi olduğunu ortaya koydu.
23 Yıllık İktidarda Restorasyon Seferberliği
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti iktidarı boyunca geçen 23 yıllık süreçte, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve TİKA gibi kurumlar aracılığıyla devasa bir restorasyon hamlesi başlattıklarını hatırlattı. Yurt içinde ve yurt dışında ecdat yadigarı eserlerin ayağa kaldırılması için büyük bütçeler ve emek harcandığını belirten Erdoğan, bu çalışmaların kültürel miras ve restorasyon vizyonlarının en somut kanıtı olduğunu söyledi.
“Şu anda görüyoruz ki elhamdülillah, 23 yıllık iktidarlık dönemimizde yaptığımız bütün restorasyonlar ve renovasyonlar gerek yurtdışından gelenler gerek ülkemiz insanları için buraları ayakta tutmamızın neticesidir” diyen Erdoğan, turizm açısından da bu eserlerin ülkenin vitrini olduğunu dolaylı yoldan işaret etti.
Geleceğe Bırakılan En Büyük Miras
Yapılan açıklamalar, Türkiye’nin tarihi eserlere yaklaşımının “koruma-kullanma” dengesi gözetilerek sürdürüleceğini gösteriyor. Uzmanlar da kültürel miras ve restorasyon projelerinin, bir toplumun kökleriyle bağ kurmasını sağlayan en önemli araçlardan biri olduğunu belirtiyor. Erdoğan’ın bu çıkışı, tarihi eserlerin korunması konusundaki devlet kararlılığının devam edeceği mesajını verdi.





