Türkiye ekonomisinin yol haritasını çizen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, piyasaların merakla beklediği cari denge verilerini ve gelecek projeksiyonlarını kamuoyu ile paylaştı. Küresel ticaretteki daralmalara ve altın ithalatındaki maliyet artışına rağmen Türkiye’nin dirençli bir duruş sergilediğini belirten Şimşek, 2026 yılı için “sürdürülebilir açık” mesajı verdi.
ANKARA – 14 Ocak 2026
Kasım Ayı Verileri ve “Altın” Etkisi
Ekonomi yönetiminin en önemli gündem maddelerinden biri olan cari açıkla mücadelede son durum netleşti. Bakan Mehmet Şimşek, yaptığı detaylı değerlendirmede Kasım ayı verilerine ışık tuttu. Açıklanan verilere göre Kasım ayında yıllıklandırılmış cari açık 23,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Şimşek, özellikle Ocak-Kasım döneminde yıllık cari açıkta gözlemlenen 12,8 milyar dolarlık artışın nedenlerini de analiz etti. Bu artışta, yapısal bozulmalardan ziyade konjonktürel bir etki olan “altın dengesi” ön plana çıktı. Küresel piyasalarda altın fiyatlarının yükselmesi ve yurt içi talep, altın dengesinde 6,4 milyar dolarlık bir bozulmaya yol açarak genel tabloyu etkiledi. Ancak Bakan Mehmet Şimşek, bu geçici etkiye rağmen ana omurganın sağlam olduğunu vurguladı.
İhracat ve Turizm: Ekonominin İki Güçlü Motoru
2025 yılı, dünya ticareti için zorlu bir yıl olarak kayıtlara geçse de Türkiye’nin üretim ve hizmet sektörü bu süreci başarıyla yönetti. Şimşek, ihracatın tüm zorluklara rağmen dirençli yapısını koruduğunu, turizm gelirlerinin ise “bacasız sanayi” olarak cari dengeye devasa bir katkı sunduğunu belirtti.
Bu iki kalemin güçlü performansı, altın ve enerji gibi ithalat kalemlerinin yarattığı baskıyı hafifleterek, cari açığın kontrol edilebilir ve finanse edilebilir seviyelerde kalmasını sağladı. Şimşek’in bu tespiti, uygulanan ekonomi programının meyvelerini vermeye devam ettiğinin bir göstergesi olarak yorumlandı.
2026 Beklentisi: Açık Yüzde 1,5’e İnecek
Açıklamalarının en dikkat çekici bölümünde ise 2026 yılına dair iyimser beklentiler yer aldı. Bakan Mehmet Şimşek, önümüzdeki süreçte cari dengeyi olumlu etkileyecek faktörleri şöyle sıraladı:
- Sanayi üretiminde yüksek katma değere geçiş ve teknoloji kompozisyonundaki iyileşme,
- Enerji fiyatlarında beklenen düşük seyir ve bunun ithalat faturasına olumlu yansıması,
- İhracatçıyı destekleyen Avro/Dolar paritesindeki görünüm.
Bu parametreler ışığında Şimşek, 2026 yılında cari açığın milli gelire oranının yaklaşık yüzde 1,5 seviyesinde gerçekleşmesini beklediklerini duyurdu. Bu oran, ekonomistlere göre Türkiye’nin dış finansman ihtiyacını azaltacak ve döviz kurları üzerindeki baskıyı hafifletecek “sürdürülebilir” bir seviye olarak kabul ediliyor.
Program Kararlılıkla Uygulanıyor
Şimşek’in açıklamaları, Orta Vadeli Program (OVP) hedefleriyle uyumlu bir tablonun çizildiğini gösteriyor. Cari dengedeki iyileşme, Türkiye’nin kredi notu görünümünü ve uluslararası yatırımcıların güvenini de doğrudan etkiliyor. Bakan Mehmet Şimşek, fiyat istikrarı ve finansal istikrar hedefleri doğrultusunda politikaların kararlılıkla uygulanmaya devam edeceğinin altını çizdi.























