32 banka ve aracı kurumun katılımıyla düzenlenen piyasa beklenti anketi sonuçlandı. Ankete göre ekonomistlerin ağustos ayı enflasyon beklentisi yüzde 1,95 olurken, 2026 yıl sonu dolar/TL tahmini 51,7250 olarak kaydedildi.
EKONOMİ – 26 Ağustos 2026
Türkiye ekonomisinin yakın geleceğine dair ipuçları veren kritik anket sonuçları yayımlandı. Matriks Haber’in 32 farklı banka ve aracı kurumun katılımıyla gerçekleştirdiği ağustos ayı enflasyon ve gelecek dönem dolar/TL beklenti anketi, piyasaların yeni tahminlerini ortaya koydu.
Ağustos Ayı Enflasyon Beklentisi Yüzde 1,95
Ankete katılan ekonomistlerin ağustos ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) için medyan tahmini aylık bazda yüzde 1,95, yıllık bazda ise yüzde 31,63 olarak gerçekleşti. Aylık bazda yapılan tahminlerin yüzde 1,25 ile yüzde 2,15 aralığında değiştiği görüldü.
Hatırlanacağı üzere temmuz ayında enflasyon, piyasa beklentilerinin altında kalarak aylık yüzde 1,78, yıllık ise yüzde 31,75 olarak açıklanmıştı. Gözler şimdi, ağustos ayı resmi verilerini 3 Eylül 2026 Perşembe günü saat 10.00’da kamuoyuna duyuracak olan Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) çevrildi.
Yıl Sonu Enflasyon Beklentisinde Sınırlı Yükseliş
Gelecek dönem enflasyon öngörülerine bakıldığında, 2026 yıl sonu beklentisinde hafif bir yukarı yönlü revizyon dikkat çekti. Bir önceki ankette yüzde 29,20 olan yıl sonu TÜFE beklentisi, bu dönem yüzde 29,50’ye yükseldi.
- 2026 Yıl Sonu TÜFE Tahmini: Yüzde 29,50
- 12 Ay Sonrası TÜFE Tahmini: Yüzde 24,00
- 2027 Yıl Sonu TÜFE Tahmini: Yüzde 22,90
Dolar/TL Kurunda Yeni Beklentiler
Döviz kurlarına yönelik tahminlerde ise yıl sonu dolar beklentisinde çok sınırlı bir gerileme yaşandı. Ekonomistlerin dolar/TL kurlarına ilişkin beklentileri şu şekilde şekillendi:
- 2026 Yıl Sonu Dolar/TL Tahmini: 51,7250 (Önceki anket: 51,75)
- 12 Ay Sonrası Dolar/TL Tahmini: 57,65
- 2027 Yıl Sonu Dolar/TL Tahmini: 61,25
Dezenflasyon Süreci ve Riskler
Ankete katılan banka ve aracı kurumların genel değerlendirmelerinde, gıda fiyatları, bazı hizmet sektörü kalemleri ve enerji maliyetlerinin enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturmaya devam ettiği belirtildi. Öte yandan, iç talepteki yavaşlama, temel mallardaki ılımlı fiyatlama eğilimi ve kiralardaki yavaşlamanın dezenflasyon sürecini destekleyen başlıca unsurlar olduğu vurgulandı. Piyasalar, mevcut verilerin dezenflasyon eğiliminde ciddi bir bozulmaya işaret etmediğini öngörüyor.





